kuzey kore etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kuzey kore etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.25.2010

Umut vermeyen iki takım { Grup F }



Grup G'de Portekiz-Brezilya ve Fildişi-Kuzey Kore maçları vardı. İki maçta pek tat vermedi. Fildişi Sahilleri'nin hücumdaki etkisizliği , Portekiz'in kapalı oyunu bu tat vermemeye sebep oldu.

Portekiz maça 4-5-1 ile başladı hatta 4-6-0 gibi bişeyler oynadılar. Ronaldo'yu tek başına ileri yollayıp , top Brezilya'dayken topun arkasına geçti ve Brezilya'ya alan vermedi. Bruno Alves oldukça iyiydi , ben beğendim. Brezilya'da ise çok fazla yaratıcılık göremedik bu maçta. Baptista eski formundan biraz uzaklaşmış gibiydi. Zaten Dunga'nın kadrosunu da pek çözebilmiş değilim hala.




Fildişi Sahili takımı yüksek oyuncu kalitesine rağmen , bir türlü istenen oyunu veremiyor. Bunun sebebi bence Sven Goran Eriksson. Yanlış tercihleri vardı tamam bu maçta Kalou gol atmış olabilir ama ilk iki maçta tamamen sahada kaybolmuştu. Zaten Kuzey Kore banko bir 3 puan niteliğinde bu maçta da gol atamayacaksa ...

Sonuç olarak Portekiz ve Brezilya tur atladılar. Ben iki takımında durumunu iyi görmüyorum ve finale gidebileceklerine şimdilik inanmıyorum.

6.21.2010

7-0'dan tura doğru.{ Portekiz 7-0 Kuzey Kore }



Dün akşam ki Fildişi maçından sonra Portekiz maçının önemi artmıştı Portekiz için. Atabildiklerine attılar biraz dah abarttılar. Maçın gollerini 29. dakikada Raul Meireles, 53. dakikada Simao, 56. dakikada Almeida, 60 ve 89. dakikalarda Tiago, 81. dakikada Liedson ve 87. dakikada Ronaldo attı.

Kuzey Kore için tarihi bir gün oldu. Çok ağır bir yenilgi oldu ve kupanın en farklı skoru oldu. Kupa tarihinin de en farklı skorlarından biri oldu tabi. Uzun zamandır kupalarda böyle skor görmüyorduk.

Oyun için yazılacak bişey de yok zaten. :) Portekiz gruptan çıkmaya çok yakın..

6.16.2010

Sadece formasını koysan bile alır ( Brezilya 2-1 Kuzey Kore )


Bizim ligimizde yorumcular tarafından özellikle kullanılan bir tabirdir. " Üç büyüklerin sadece formasını koysan yine de şampiyonluğa oynarlar ". Karşısındakinin yaptıkları, oyunu ve yapacakları önemli değildir. İşte milli takımlar düzeyinde de bu söz Brezilya için geçerli dersek hata etmiş olmayız. Alışık olduğumuz Brezilya yoktu sahada.

Güzel oyun, şık hareketler, o alışılagelmiş " allahım brezilya mı bu ? " tarzında hızlı ve akıcı bir oyun, birbirinden güzel goller... Brezilya denince akla gelenlerdendir bunlar. Bugün o akla gelenleri izleyemedik. Robinho'nun bilek hareketleri, Bastos ve Maicon'un bindirmeleri, Elano'nun belirleyici, ince pasları ve oyun zekası maçtaki olumlu hareketlerdi. Olumsuz yönler daha ağır bastığı için -ki hiç şüphesiz- hem Brezilya hem de Dunga çok sert eleştirilerle karşı karşıya kalabilir. Her teknik adamın bir sisteme inancı vardır ve çalıştığı takımda da bu sistemi oynatmak ister. Dunga da kendi sistemini, oyun felsefesini milli takıma yerleştirmek istiyor ama benim düşüncem Brezilya'nın genlerinin bu sistemi reddeceği yönünde. DNA'larına uymuyor çünkü. İlk yarıda sürekli topu dolaştıran, ayağına dolayan, bir türlü tempo tutturamayan ve zaman zaman Kore'den ciddi ataklar yiyen bir Brezilya vardı sahada. Ciddiye almadıklarını düşünüyorum oyunu. Böyleyse kötü, değilse daha da kötü. İkinci yarı biraz ciddiyet ve tempoyla 2-0'lık üstünlüğü sağladılar ama daha sonra yine bir bocalamadan sonra Kore'nin golüne engel olamadılar. Kore 2'yi de bulabilecek şekildeyi ama kapasiteleri buna yetmedi ve Brezilya forması yine kazandı.

Kore'ye değinmek gerekirse, iyi mücadele ettiler. Gösterdikleri direnç ve sahaya koydukları oyunla kolay lokma olmadıklarını futbolseverlere kanıtladılar. Turnuvada bugüne kadar gördüğüm en ciddi ekiptiler. Hadlerini bilerek ama daha fazlasını isteyerek oynuyorlar. Oynamak istiyorlar. Tek şanssızlıkları böylesine güçlü üç takımın olduğu bir gruba düşmek.

Maçta sevindiren bir diğer nokta Elano'nun maçı bir gol ve bir asistle tamamlaması. Böyle devam etsin ama satılmasın...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails