derbi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
derbi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.24.2010

Hagi'nin Gala'sı !

Ligin 9.haftasında Galatasaray deplasmanda Fenerbahçe ile 0-0 berabere kaldı. Maçın geneline bakıldığında galibiyeti kaçıran taraf Galatasaray'dı.



Maçın başında çok gollü geçeceğini düşünmüştüm lakin öyle olmadı. Pino tercihi forvette çok doğru bir tercih olarak gözümüze çarptı. Ben Mehmet Batdal'ı bekliyordum ki Pino oynadı. Çok da güzel oynadı yani... İleri uçta Misimovic bugün etkisiz kalsa da elinden geleni yaptı. Hala kondisyon yönünden sıkıntısı var ve oyuna ağırlığını koyamıyor. Gel gelelim o çıktıktan sonra pas trafiğini iyi ayarlayamadı takım.

Elano'nun dönüşü

Elano , Rijkaard tarafından çürütülmeye yüz tutmuştu. Ben dahil tüm Galatasaraylılar ümidi kesmiş , Ocak'ta gidecek diye gözüne bakıyorduk. Bu maç Elano'yu yeniden doğdurdu. Çıkarken taraftarı alkışlaması tüm buzları da eritmiş oldu. Çok koştu , mücadele etti , savaştı.

Maestro Ayhan



Mükemmeldi. Tam bir savaşçı bu maçın öne çıkan üçüncü ismi oldu. Cana - Mustafa Sarp ikilisi de çok sağlam iyi oyuncu olunca Ayhan daha çok insiyatif aldı , çok güzel yönetti takımı. Hani Arda'nın kaptanlığı tekrar düşünülmeli diyorum..

Fenerbahçe tarafında sıkıntı vardı. Favori olmak yaramamış takıma. Dia ve Stoch Konyaspor maçına oranla çok etkisiz oynadılar. Niang çok güçlü bir forvet ama bugün iyi beslenemedi kendi başına çok çabalasa da Neill'le bire bir de çok yıprandı.

Bu maç Fenerbahçe lehine kaybedilseydi Aykut Kocaman gidebilirdi. Lakin Alex-Semih değişikliği çok sansasyonel. Alex ile Semih uyumu çok önemli ve Alex topu önde alıp , ayağında tutabilen bi oyuncu. Alex çıkınca çift forvete dönülünce orta saha kontrolü Galatasaray'a geçti ve o dakikadan sonra Galatasaray etkili oldu. Bu dakikalarda da galibiyet kaçtı.

Sonuç olarak Hagi , Galaya çıktı. Bu film çok başarılı olacak mı ?  - ...

10.23.2010

O forma nasip olmaz herkese !

Galatasaray nasıl kazanır ?



10 yıldır Saracoğlu'ndaki maçlar öncesi sorulan soru bu. Şüphesiz ki 10 yıl içindeki en yaralı halde Aslan. Baros ve Kewell'ın da olmayacağı söyleniyor. Zaten Baros oynasa da güçsüz kalabilir...

2007 yılında Kalli'nin Galatasaray'ı vardı. Çok koşan mücadele eden bi takımdı. Barış'ı da Serkan'ı da çok iyi kullanıyordu her maçta. Hagi'nin de böyle bir takım yarattığı takdirde kazanacağını düşünüyorum. Hatırlayın 0-0 biten bir Fenerbahçe maçı vardı Kadıköy'de. Mehmet Topal  Alex'i kilitlemiş , Yüzde yüzlük presle Fenerbahçe nefes alamamış , Galatasaray sayısız fırsat kaçırmıştı. O maçın aynısını oynayabilir yarın Galatasaray elinde buna yönelik bir kadro var...

Tam mücadele , %100 Pres. Futbolcuların taraftara kendisini affettirmesinin tek yolu bu maçtan geçiyor. Unutmayın siz Galatasaray forması giyiyorsunuz. Ruhunuzu unutmayın , herkese nasip olmaz o forma.

3.28.2010

Galatasaray - Fenerbahçe




Zaman geldi çattı. Yaklaşık 6 saat sonra maçın ilk vuruşu yapılacak. Maç başlarken hava aydınlık olacak. Hava 10 derece civarlarında olup , yer yer yağmur bekleniyor. İki takımda da eksikler bulunmakta. Galatasaray'da Gökhan Zan,Kewell bu maçta sakatlıkları sebebiyle oynayamayacak. Arda 18 kişilik kadroda. Fenerbahçe'de ise sakatlıkların çok olması göze çarpıyor. Cristian,Uğur Boral,Ali Bilgin , Emre Belözoğlu ve Deniz Barış'ın sakatlıkları sürüyor.

Az önce son dakika haberiyle Emre'nin oynamayacağı açıklandı. Bu maç içinde herşeyi değiştirecektir. Takım dizilişi , oyun mantalitesi tümünü değiştirecektir. Bu yüzden Galatasaray'ı şu dakikadan öte daha fazla şanslı görüyorum ama derbi bu hiç belli olmaz. Zamanında bi maç vardı. Preko'lu Fenerbahçe Ali Sami Yen'de çok sürpriz bi galibiyet alıp , yenmişti Galatasaray'ı. Bugün de öyle olursa şaşırmam yani. Galatasaray bu Fener derbilerinde bi değişik oluyor.

Takım 11'leri tahminimce şöyle.
Fenerbahçe : Volkan,Lugano,Bilica,Gökhan,Vederson,Selçuk,Topuz,Özer,Andre S.,Alex,Guiza.
Galatasaray : Leo,Hakan,Servet,Neill,Sabri,Topal,Sarp,Elano,Keita,Giovani,Jo.

Kilit adamlar: Volkan,Guiza,Keita ve Elano.
Sonradan girip fark yaratacaklar : Baros , Deivid.

Sofistike Anket : Derbi maçın yıldızı.

Değerli takipçilerimiz maçın yıldızı olarak Meksikalı Giovani Dos Santos'ta birleşmişler. İkinci olarak Keita'yı seçmişler. Üçüncü Fenerbahçe'den Alex de Souza.

Önerilerimizi yaptık. 11'lerimizi verdik. Dileklerimizi sunduk. Artık söz futbolcularda. Umuyorum ki derbiye yakışır futbol ve dostluk kardeşlik içinde göreceğiz.

Başarılar Galatasaray ve Fenerbahçe.

3.26.2010

Milat olsun bu derbi !



Derbi vakti gittikçe yaklaşıyor. Bursaspor'un avantajı hala sürüyor. Hafta başında Özhan Canaydın'ı kaybetmemiz hepimizi ve tüm spor camiasını çok üzdü. Canaydın hayata hep güzel tarafıyla bakan , sporu dostluk ve kardeşlik olarak benimseyen bir başkandı. Bu yüzdendi zaten Fenerbahçe'nin bayraklarını yarıya indirmesi , Beşiktaş'ın antrenmanda saygı duruşunda bulunması. Başkanı sevmeyen yoktu ama eleştiren çoktu. Bu işin ayrı bir boyutu.

Mehmet Ali Birand açıklamıştı vasiyetini. Birgün beraber konuşurlarken söylemiş , Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi Ali Sami Yen'de alkışlaması en büyük hayali ve isteği olduğunu. Bu yapılamayacak bişey değil. Neden derseniz Fenerbahçe şampiyon değil , lider değil herhangi bir başarı da yok ortada. Hani alkışlanırsa bi bakıma "bayram değil , seyran değil eniştem beni niye öptü" misali olur.Bu yüzden alkışlamak biraz abes ve yersiz olacaktır. Galatasaray Taraftarının herşeyden önce hiç bir olay çıkarmaması ve teknik direktörünün bir dünya ekolü olduğunu unutmamalı. Buna yakışır davranmalı...

Gelelim futbolculara. İlk maçta çok tatsız bir kavga yaşanmış ve tüm maça yansımıştı bu olaylar. Arda stresi kaldıramadı sahada kayboldu. Keita kaldıramadı , kırmızı kart gördü. Galatasaray tamamen etkisiz kaldı. Galatasaray'ın genel olarak yapısında var bu. Stresten çok olumsuz etkileniyor. Galatasaray kulübü ve camiasının yapması gereken şey , bu maçı gerektiğince az stresle , baskıyla ve sinir katsayısı düşük bir şekilde oynamak. Bunu yapmak da iki takım oyuncuları arasındaki etkileşimden geçiyor. Taraftarın iki takım sahaya çıkarken alkışlaması ilk ayak olmalıdır. Maç başladığında yine ıslıkla veya başka şeyle rakip takıma baskı yaratabilir. Bu demek değil ki maç başladı böyle yaptık , bitince dümdüz gidelim herşeye.. Bu da olmaz , çok tutarsız , yakışıksız olur. Maç başında neyse maç sonunda da -skor ne olursa olsun- sükunet elden bırakılmamalı.

Yukarıdaki resim Schalke - Borussia Dortmund maçından. Belli ki onlarda da biri vefat etmiş zamanında saygı duruşunda dostluk gösterisi sergilemişler. Sevgili Mehmet Demirkol da söylemişti. Benimde önerim budur. Özhan Canaydın anısına maç başında yapılacak olan saygı duruşuna iki takım oyuncuları karşı karşıya değil , elele veya kolkola dursunlar. Hem maçı yumuşatır , hem de ebedi dostluğumuzu pekiştirir. İntikam ile , siz yaptınız al biz size katını yaparız ile bir yere varıldığını görmedik.

Güzel futbol ve sahada 11 Metin görmek istiyoruz. Hem dostluğuyla , hem ruhuyla !


LinkWithin

Related Posts with Thumbnails