gana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.29.2010

Anthony Annan





Öncelikle Sofistike Sportive ailesinin en yeni üyesi olarak hepinizi selamlıyorum arkadaşlar, kalem yoldaşlarımla beraber sizlere en kaliteli yazıları sunmaya çalışacağımızdan şüpheniz olmasın. :)

Şu aralar Dünya Kupası'nda hayranlık ile izliyorum Gana'yı, ve "bence" Afrika ekibinin çeyrek finale ulaşmasındaki en önemli oyuncu Anthony Annan'ı. Gelin Annan'ı daha yakından tanıyalım.

1986 doğumlu Annan, futbola ülkesinde başladı. Genç yaşta çeşitli takımların formasını giydi ve 2007'nin Ocak ayında ülkesinin Accra Hearts of Oak kulübünden taa Norveç'e, Start'a transfer oldu. Kısa zamanda 11'in değişilmez ismi oldu, ancak 2007 yılının geri kalanını sakatlıklarla boğuşarak geçirdi ve takımı Start o sezon küme düştü. 2008 Ağustos'una kadar bir başka Norveç ekibi Stabæk'e kiralandı, ve takımın sezonun ilk yarısını namağlup tamamlamasında büyük rol oynadı. Ağustos'ta Blackburn Rovers'a 1 haftalık deneme için gitti, Paul Ince'in çok beğenmesine rağmen transferi gerçekleşmedi. 1 ay sonra da Rosenborg'a transfer oldu. 2 senedir de Rosenborg'da başarılı performans gösteriyor.

Annan, kısa boyuna rağmen çok sert, mücadeleci bir isim. Oyunu geriden çok iyi okuyabiliyor, ve pas trafiğini çok iyi kontrol edebiliyor. "Yeni Essien" yakıştırması yapılıyor Annan için, ama bence Essien'i geçebilecek potansiyele sahip.

Makul bir bonservis bedeliyle transfer edilebileceğini sanıyorum, ve 2-3 sene sonra, bu gelişim grafiğini göstermesi halinde 20-30 milyon euroların konuşulacağı bir isim olacağına şüphem yok.

Dipnot: Anthony Annan'ın, BM eski genel sekreteri Kofi Annan'ın akrabası olduğu söyleniyor...

6.19.2010

Olmadı be Harry !... ( Avustralya 1-1 Gana )







Çok güzel başlamıştı maç...Harry ilk 11'de, Avustralya bastırıyordu. İşte özlediğimiz, istediğimiz Avustralya diyorduk. İyi başlayan Avustralya 11. dakikada her ne kadar Kingston'ın hatasından da olsa golü buldu.

Herşey iyiydi, güzel gidiyordu. Ama o lanet 24. dakika... o lanet top bula bula Harry'nin elini buldu. Ondan sonrası malum...Harry'i uzun bir süre beklemek sadece 24 dakika içinmiş...ama olsun be...Harry'i görmek güzeldi.

Maçtan kısa kısa notlar düşmek istiyorum ;

* Geçtiğimiz Almanya maçı sonrası Lucas'ı eleştiren, iyi transfer değil, iyi oyuncu değil diyen ahmaklara çok güzel bir cevap oldu. Her Gana atağında Lucas vardı.

* Bresciano maçın en kötüsüydü. Bütün topları ezdi. Avustralya'nın ataklarında hız kesen, topu kaptıran, atağı bitiren futbolcu oldu. Çok kötüydü...çok

* Gana yine çok iyiydi. Bir diğer maç hakkındaki yazımda da belirttiğim gibi son vuruşları daha iyi olsaydı çok farklı yerlere gelebilirlerdi.


* Bu maçta spikere diyecek laf bulamıyorum. Verdiği bilgilerin yanlışlığı, gereksiz bilgileri vermesi ( Bu konuda tek müsammaham Ertem Şener'dir ), İsim telafuzu...varoğlu var.

Ben kimin ne yaptığını bilmek istemiyorum, bilmek istesem oturur araştırırım internet başında.

Kimin kime atladığından, kimin kimi aldattığından, kimin kime ne yaptığından, kimin ne dediğinden banane... Futbolun magazin tarafını severim ama maç içinde değil. Çok anlatmak istiyorsan maçtan sonraya program koy, çık orda anlat.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails